Bilindiği üzere 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48 inci maddesine göre devlet memuru olabilmek için aranan şartlar genel ve özel olmak üzere ikiye ayrılmaktadır.
Genel Şartlar, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak, kamu haklarından mahrum bulunmamak, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasından geçmek, yaş ve öğrenim kriterlerini karşılamak, belirli suçları işlememek ve görevini yapmaya engel akıl veya beden hastalığı bulunmamak ve askerlik durumun uygun bulunması gibi şartlardır.
Genel şartların dışında bazı meslek ve görevler için de Özel Şartlar düzenlenmiştir. Kadronun gerektirdiği eğitim/sertifika yeterliliğine sahip olmak ve kurumların duyurularında yer alan özel yaş, tecrübe, sınav puanı gibi ek kriterleri karşılamak vs. bunlar arasındadır.
657 sayılı Kanun’un 50 nci maddesi ise sınav şartını düzenlemektedir. Bugün KPSS olarak bilinen sınav kamu görevlisi olmanın temel şartlarından birisidir.
Devlet Memurları Kanununun 50 nci maddesi, devlet kamu hizmet ve görevlerine memur olarak atanacakların açılacak Devlet memurluğu sınavlarına girmelerini ve kazanmalarını zorunlu kılmaktadır. Esasen bu madde kamu istihdamında liyakat ilkesinin ve fırsat eşitliğinin temel güvencesidir. Sınavların yapılmasına dair usul ve esaslar ile sınava tabi tutulmadan girilebilecek hizmet ve görevler ve bunların tabi olacağı esaslar Devlet Personel Başkanlığınca hazırlanacak bir genel yönetmelikle düzenlenmektedir.
Kanunun 50 nci maddesine dayanılarak çıkarılan “Kamu Görevlerine İlk Defa Atanacaklar İçin Yapılacak Sınavlar Hakkında Genel Yönetmelik”, KPSS sistemini resmen düzenleyen metindir.
Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS), anılan bu yönetmelik kapsamında Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından merkezi olarak yürütülmektedir. Yönetmeliğin 14 üncü maddesi, memur adayların öncelikle KPSS’ye girmelerini ve kurumların belirleyeceği taban puanı (genellikle 70 barajı) almalarını bir ön şart olarak koşmaktadır.
Anılan Yönetmeliğe göre KPSS (Kamu Personel Seçme Sınavı), söz konusu Yönetmelikte (A) grubu(kariyer meslekler) olarak adlandırılan kadrolara atanacaklar için kurumların kendi mevzuatına göre düzenleyecekleri giriş sınavına kabul edilecekleri belirlemek ve (B) grubu(düz/kurumsal memurluklar) olarak adlandırılan kadrolara atanmaya esas olacak yerleştirmeyi yapmak amacıyla kullanılacak olan puanları sağlayan merkezi sınavı tanımlamaktadır.
İstisnai Memurluk ya da Sınavsız Memurluğa Geçiş Köprüsü
İstisnai memurluk 657 sayılı Kanunun atanma, sınavlar, kademe ilerlemesi ve derece yükselmesine ilişkin hükümleriyle bağlı olmaksızın tahsis edilmiş derece aylığı ile memur atanabilme imkanı sağlayan ve kariyer yapının dikkate alınmadığı kamu görevine atanma şeklidir. Diğer bir ifadeyle yukarıda saydığımız sınava girmeden memur olabilme yoludur.
703 sayılı KHK’nın 46 ncı maddesi ile 17.08.1983 tarih ve 2879 sayılı “Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği Teşkilatı Kanunu” nun adı “Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığına İlişkin Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun” şeklinde değiştirilerek Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği kaldırılıp yerine Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı kurulmuştur.
Ancak bu Kanunun adı 08.05.2025 tarihli 7547 sayılı Kanunun 5 inci maddesiyle eski haline getirilerek “Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği Teşkilatına İlişkin Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun” olarak değiştirilmiştir.
Bu kanunla Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği teşkilatı memurları hakkında, istisnai memurluklarla ilgili hükümlerin uygulanacağı belirtilmiştir. 657 sayılı DMK’nın istisnai memurluğu düzenleyen 59 uncu maddesi de buna göre değiştirilmiştir. 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanı(Genel Sekreter) en yüksek devlet memuru olmuş, mevzuat gereği ve Cumhurbaşkanı tarafından verilecek diğer görevleri yapmakla yükümlü tutulmuştur.
657 sayılı Kanunun 59 uncu maddesinde, Cumhurbaşkanlığı ile Türkiye Büyük Millet Meclisinin memurlukları, Bakan Yardımcılıkları, Savunma Sanayii Müsteşarlığına ait Müsteşar, Müsteşar Yardımcısı, I. Hukuk Müşaviri, Daire Başkanı ve Müşavir Avukat kadroları, Toplu Konut İdaresi Başkanlığına ait Başkan, Başkan Yardımcısı, Hukuk Müşaviri, Daire Başkanı, Uzman, Uzman Yardımcısı, Müşavir Avukat ve Şube Müdürleri (Uzman), Özelleştirme İdaresi Başkanlığında Başkan, Başkan Yardımcısı, Başkanlık Müşaviri, Daire Başkanı, Proje Grup Başkanı ve Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği, Bakanlık Müşavirlikleriyle Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirlikleri, Özel Kalem Müdürlükleri, Valilikler, Büyükelçilikler başta olmak üzere uzun bir liste sayma yoluyla bir çok görev istisnai memurluk kapsamına alınmıştır.
Aynı Kanunun 60 ncı maddesine göre de istisnai Devlet memurluklarına 48 inci maddede yazılı genel şartları taşıyan kimselerden atamalar yapılabileceği düzenlemiştir.
Buna göre kuruluş kanunlarındaki veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerindeki özel hükümler saklı kalmak kaydıyla, Türk Vatandaşı olmak, Kanundaki yaş ve öğrenim şartlarını taşımak, kamu haklarından mahrum bulunmamak gibi genel şartları taşıyanların memur olarak atanması mümkün kılınmış ve istisnai memurluklara atananlar hakkında bu Kanunun atanma, sınavlar, kademe ilerlemesi ve derece yükselmesi dışında kalan bütün hükümlerin uygulanması kabul edilmiştir.
Bu yöntem kullanılarak özellikle belediyelerde “özel kalem müdürlüğüne” atanan kişilerin en fazla 1 ay görevde tutularak hemen sonrasında başka kurumlara farklı unvanlarla atanmasıyla Bakanların ve üst düzey kamu görevlilerinin danışmanlarına, sekreterlerine ve diğer yakınlarına devlet memuru olma ve yükselme yolu açılmıştır.
Yine istisnai memurluk olarak kabul edilebilecek bir görev de Bakan Müşavirleridir. 657 sayılı Kanunun 61/A maddesine göre, Bakanlıklarda, özel önem ve öncelik taşıyan konularda bakana danışmanlık yapmak üzere bu Kanunun atanma, sınavlar, kademe ilerlemesi ve dereceye yükselmesine ilişkin hükümleriyle bağlı olmaksızın Bakan müşaviri atanabilme imkanı getirilmiştir. Ancak Bakan müşavirleri, bakanın görev süresiyle sınırlı olarak görev yapmakta ve Bakanın görevi sona erdiğinde, bakan müşavirlerinin görevi de sona ermektedir. Bu şekilde atanmış olmak, kamu kurum ve kuruluşlarındaki diğer herhangi bir kadro, pozisyon ve göreve atanma veya kamuda herhangi bir statüde çalışma açısından kazanılmış hak teşkil etmemektedir. Bakan müşaviri kadrolarına açıktan atananlardan (kamu görevlisi olmayanlar) görevi sona erenlerin veya görevden alınanların memuriyetle ilişikleri kesilmektedir. Dolayısıyla Bakan Müşaviri sınırlı bir istisnai memurluktur.
Yine istisnai memurluk sayılan Vali ve Büyükelçi olmak için de 657 sayılı Kanunun memur olabilme genel şartlarını taşımak yeterli sayılmıştır. Türkiye Baralor Birliği Başkanı bir kişinin ve görevden alınan Bakan ve bazı üst düzey kamu görevlilerin Büyükelçi olarak ataması da istisnai memurluk sayesinde olmuştur.
Düzenlemenin Kötüye Kullanımı
KPSS puanı olmayan veya atanmaya yetmeyen bir kişi, idari/siyasi bir inisiyatifle (örneğin bir belediyede) doğrudan Özel Kalem Müdürü (istisnai memur) olarak atanabilmektedir. Kanunen bir kez “memur” statüsü kazandığı için, kurum içi veya kurumlar arası naklen atama yoluyla, normalde KPSS ve görevde yükselme sınavıyla girilebilecek düz memurluk, veri hazırlama işletmenliği (VHKİ) veya mühendislik gibi farklı kadrolara atanarak diğer memurlarla aynı koşullarda göreve devam etmesi sağlanır.
Sayıştay, özellikle yerel yönetimler (belediyeler) üzerindeki denetimlerinde bu konuyu sıklıkla raporlarına konu yapmaktadır. Sayıştay kararlarında; özel kalem müdürlüğü kadrolarının, “sınavla atama yapılabilecek memuriyet kadrolarına sınavsız atama yöntemi” olarak kullanılmasının mevzuatın amacına aykırı olduğunu, liyakat ve eşitlik ilkelerini zedelediğini net bir şekilde vurgulanmaktadır.
Danıştay kararlarında ise, istisnai memurluktan normal kadrolara (özellikle müdürlük gibi görevde yükselme sınavına tabi unvanlara) sınavsız yapılan geçişleri “hakkın kötüye kullanılması ve kanuna karşı hile” sayarak iptal edildiği görülmektedir.
Sonuç olarak kapsamı çok genişletilmiş olan ve Anayasa’nın 10 uncu maddesindeki “Kanun Önünde Eşitlik” ve 70 inci maddesindeki “Kamu Hizmetine Girmede Liyakat” ilkelerinin doğrudan ihlali niteliğinde ve kamuda kariyer yapının bozulmasına yol açan istisnai memurlukların sınırlandırılması ve bu görevlere devlet memurları arasından liyakate göre atama yapılması sağlanarak bu görevlerin kamuya sınav şartsız memur alımının kapısı olarak kullanılmasının önüne geçilmesi gerektiği düşünülmeketdir.





